A free template from Joomlashack






Şifremi unuttum!
Üyemiz değil misiniz? Üye Ol

Benzer Dökümanlar

Tanzim Tarihi Olmayan Bononun Kıymetli Evrak Niteliğine Sahip Olmaması Yazdır
Yazar: Aylak Adam   
Çarşamba, 26 Aralık 2007

YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E:
2002/19-835 K: 202/910 T:

İlgili Kavramlar:
Tanzim tarihi olmayan bononun, kıymetli evrak niteliğini haiz olmaması
Kıymetli evrak niteliği taşımayan bir senedin ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilmesi

Kararın Özeti:
Tanzim tarihi taşımayan senedin kıymetli evrak vasfını taşımadığının ve bu nedenle de ciro yoluya devrine hukuken olanak bulunmadığının, böyle bir senedin ancak alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilmesinin kabulü gerekir.
 
Karar:
Taraflar arasındaki "istirdat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; A... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 14.02.2001 gün ve 1998/555-2001/119 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından8 istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14.06.2001 gün ve 2001/3720-4583 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten satınaldığı iş makinesinin bedelini 30.12.1997 tarihinde peşin ödediğini, önceden verilen senetlerin iadesi konusunda protokol düzenlendiği halde, iade edilmeyerek diğer davalı banka tarafından takibe konulduğunu, davalının bankanın senetlerin bedelin ödendiğini bile bile takip yapmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili cevabında, dava konusu bonoların lehdar şirket tarafından müvekkili bankaya rehin cirosu ile devredildiğini, iyiniyetli hamil olan müvekkilinie karşı ödeme iddiasının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre asıl davada dava konusu yapılan 20.01.1998 ve 20.02.1998 vade tarihli bonoların tanzim tarihinin 25.06.1997 olduğu, davalı bankanın bu senetleri unsurları tamamlanmış bir şekilde rehin cirosu ile davraldığı, bu nedenle 20.01.1998 ve 20.02.1998 vadeli senetlere yönelik davanın dinlenemeyeceği, diğer senetler de ciro yoluyla devredilirken tanzim tarihi bulunmadığı anlaşıldığından, bu senetlerdeki alacağın, alacağın temliki yoluyla devredilebileceği, davalı bankaya yapılmış bir temlik işlemi bulunmadığından ödenem senet bedelinin davacıya iade edileceği gerekçesiyle 20.01.1998 ve 20.02.1998 vadeli senetlere yönelik davanın davalı banka yönünden reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı banka dava konusu senetlerin lehdar şirket tarafından rehin cirosu ile devredildiğinin, davacıya bu konuda 31.07.1997 tarihli ihbarla haber verildiğini, artık davacının müvekkili bankaya ödeme yapması gerektiğini savunmuştur.

Davalı banka tarafından senetlerin bankada bulunduğu, davacıya ihbar edilmişse davacının senet lehdarına değil, hamile ödeme yapması grekeri. Ancak bu şekilde senetteki borcundan kurtulabilir. Mahkemece, 20.01.1998 ve 20.02.1998 tarihli senetler haricindeki diğer senetlerin davacıya ihbar edilip edilmediği araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu senetler yönünden davanın kabulünde isabet görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı Vekili

Hukuk Genel Kurulu Kararı

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyaadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, dava konusu 20.03.1998, 20.04.1998, 20.05.1998 ve 20.06.1998 vade tarihli senetlerin, sırasıyla 20.03.1998, 22.03.1998, 01.01.1998 ve 20.05.1998 tanzim tarihlerini taşımalarına karşın; lehdar şirket tarafından rehin cirosuyla davalı bankaya, tanzim tarihlerinden daha önce, 31.07.1997 ve 17.11.1997 tarihli bordrolarla teslim edilmiş olmalarına; eş söyleyişle, senetlerin bankaya teslim tarihlerinin, tanzim tarihlerinden daha önce bulunmasın, bu durumda, anılan senetlerin tanzim tarihleri olmaksızın ve bu nedenle de kambiyo senedi niteliği taşımaksızın bankaya teslim edildiklerinin kabulü gerekmesine; kambiyo senedi niteliğinde olmayan senetlerin ciro yoluyla devirlerine hukuken olanak bulunmamasına; bu nitelikteki senetlerin ancak alacağın temliki hükümleri çerçevesinde devirlerinin mümkün olmasına; davada böyle bir temlikin varlığının da iddia ve ispat olunamamasına; nihayet, senetlerin tanzim tarihleri atılı olarak kendisine teslim edildiğine ilişkin davalı banka savunmasının ispat edilememiş bulunmasına göre, usul veyasaya uygunbulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda döükümü yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenden alınmasına... karar verildi.


 
< Önceki   Sonraki >
Joomla Templates by Joomlashack