A free template from Joomlashack

A free template from Joomlashack






Şifremi unuttum!
Üyemiz değil misiniz? Üye Ol
Anasayfa arrow Yargı Kararları arrow YARGITAY KARARLARI (HUKUK) arrow Mera İle İlgili Davada Hazinenin Taraf Gösterilmesi
Mera İle İlgili Davada Hazinenin Taraf Gösterilmesi Yazdır
Yazar: Aylak Adam   
Salı, 05 Şubat 2008

YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
E:
2006/3141 K: 2006/2882 T: 26/09/2006

İlgili Kavramlar:
Meralarla ilgili davada hazinenin taraf olması
Taşınmaz başında keşif yapılması gerekliliği

             Kadastro sırasında 139 ada 41 parsel sayılı 1491,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı M.B. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak T. Köyü Tüzel Kişiliğini hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiş, hüküm taraflarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edildiği halde yasal süresinde temyiz edilmeksizin 21.5.2003 tarihinde kesinleşmiştir.

             Daha sonra davacı tarafın 24.4.2006 günlü dilekçe ile dava dosyasının Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi istemi ile yerel mahkemeye başvurması üzerine dava dosyasının T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderildiği Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nce dava dosyasının Yargıtay C.Başsavcılığı'na gönderilmesi üzerine 12.6.2006 günlü dilekçe içeriğinden taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşen D. Kadastro Mahkemesi'nin 28.2.2003 gün 2002/192-2003/2 E.K. sayılı hükmünün yazılı emir yoluyla kanun yararına bozulmasının istendiği anlaşılmakla; dosya incelendi. Dava dosyasındaki belgeler okundu. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.

             Mahkemece davacı tarafın davada taraf koşulunu oluşturmadığı iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden yapılması muhtemel keşfin giderlerini mahkeme veznesine depo etmediği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş isede de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

             Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre kural olarak meraların çıplak mülkiyeti hazineye, intifaı ise bulunduğu köy ya da belde tüzel kişiliğine aittir. Hal böyle olunca davada hazinenin hasım olması zorunludur. Ne var ki, dava çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy tüzel kişiliği aleyhine açılmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.

             Kaldı ki, iddianın öne sürülüş biçimi davalı tarafın savunması duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler dava ve temyize konu taşınmazın tespit tutanağı içeriği dikkate alındığında uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olduğu da kuşkusuzdur.

             Somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesinin uygulanabilmesi için dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmiş olması gerekir. Az yukarıda vurgulandığı gibi davada taraf koşulunun yöntemine uygun şekilde oluşturulmadığı dikkate alındığında dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmiş olduğundan söz edilmesine yasal olarak olanak yoktur.

             O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde dava dışı hazineye tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla davada taraf koşulu oluşturulmalı, hazine vekili yada temsilcisi yargılamaya geldiğinde kendisinden davaya karşı diyecekleri delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, dava dosyası bu yolla keşfe hazır hale getirildikten sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü uyarınca davada kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu göz önüne alınarak işlem yapılmalı, keşif giderleri davacı tarafa verilen makul önel içerisinde mahkeme veznesine depo edildiği takdirde taşınmazda keşif yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz Yargıtay C. Başsavcılığının yazılı emir yoluyla hükmün bozulması istemi bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün kanun yararına BOZULMASINA, kararın onaylı bir örneğinin C.Başsavcılığına, onaylı bir örneğinin de C.Başsavcılığı aracılığıyla Adalet Bakanlığı'na, dava dosyasının ise yerel mahkemesine gönderilmesine 26.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.


 
< Önceki   Sonraki >
Joomla Templates by Joomlashack