|
YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E: 2008/1347 K: 2008/1625 T: 24.03.2008 E.C.ile M.Ş.aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair E. Sulh Hukuk Hâkimliği'nden verilen 5/4/2007 gün ve 125/198 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne ilişkin 5/4/2007 gün ve 2007/125-198 esas ve karar sayılı temyiz edilmeksizin kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/1/2008 gün ve 2007/282658 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: Davacı E. İlçesi, M. Köyü'nde bulunan 1152 parsel sayılı taşınmazın 2000 m2'lik bölümünü davalıdan haricen satın ve devraldığını bildirerek davalı üzerindeki tapu kaydının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının davayı kabul ettiği gerekçesiyle, 14208 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2000 m2'lik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin 4/10/2007 tarihinde kesinleşmiştir. 14208 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmaz, E. ilçesi, M. Köyü, Ö. mevkiinde davalı adına tapuda kayıtlı ve imar planı dışında bulunan bir yerdir. Davacı yapılaşma amacıyla tapulu taşınmazdan haricen pay satın aldığından uyuşmazlığın çözümünde 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin gözönünde tutulması gerekir. Anılan maddenin son fıkrası, "....veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz" hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisselere ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller düzensiz şehirleşme ve gecekondulaşma sonucunu doğurmaktadır. Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanı hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Mahkemece İmar Kanunu'nun 18/son maddesi gereğince inceleme yapılarak satışın kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK'un 76. maddesi gereğince re'sen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının kabul beyanına değer verilerek kurulan hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'un 427/6. maddesi gereğince E. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 5/4/2007 gün ve 2007/125-198 esas ve karar sayılı hükmünün hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneği ile Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine 24/3/2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|