S.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ MEDENİ USUL HUKUKU DERSİ NORMAL VE İKİNCİ ÖĞRETİM PROGRAMLARI FİNAL SINAVI
SINAV TALİMATI:1) Sınav süresi 110 dakikadır. 2) Cevaplarda soru sırasına uyulacaktır. 3) Mürekkepli kalem kullanılacaktır. 4) HUMK kullanmak serbesttir. 5) Kâğıt sınırlaması yoktur. 6) Cevaplar mutlaka GEREKÇELİ olacak, gerekçesiz cevaplara puan verilmeyecektir. 7) Şıkları her biri 4 puandır. Yargıtay kararı ise 20 puandır.
SORUI)Konya’da beyaz eşya ticaretiyle uğraşan (A), doğum yeri olan Kadınhanı’nda yeni satın aldığı bağ evinde kullanmak üzere, Ankara’da adi şirket statüsüyle Siteler’de mobilya mağazası işleten (B) ve (C)’den 2.3.2005 tarihinde 12.000 YTL tutarında birer adet oturma odası takımı, salon takımı ve yatak odası takımı satın almıştır. Taraflar aralarında yaptıkları sözleşmede, mobilyaların Kadınhanı’nda teslim edileceğini ve aralarında uyuşmazlık çıkması durumunda İzmit ve İzmir Mahkemeleri’nin yetkili olacağını karalaştırmışlardır. (A), satım bedelinin 1.000 YTL’sini peşin ödemiş, geri kalan 11.000 YTL için de bir bono keşide etmiştir. Mobilya mağazasında şoför olarak çalışan (D), mobilyaları teslim etmek üzere mağazanın aracıyla 7.3.2005 tarihinde yola çıkmıştır. Ancak (D), Kulu İlçesi Olof Palme Caddesi’nde karşıdan karşıya geçmekte olan (K)’ya çarpmış, (K) bu kaza neticesinde 15 gün iş göremezlik raporu almıştır.
1)(K), kaza neticesinde 20.000 YTL değerinde tazminat davası açmayı planlamaktadır. a) Bu davanın tarafları kimlerdir? Neden? Taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi usul hukuku açısından irdeleyiniz. b) Bu davada görevli mahkeme neresidir? Neden? c) Bu davada yetkili mahkeme neresidir? Neden? 2) (A)’nın bono bedelini zamanında ödememesi üzerine (B) ve (C), 3.000 YTL’lik bir alacak davası açmıştır. a) Bu davanın tarafları kimlerdir? Neden? Taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi usul hukuku açısından değerlendiriniz. b) Bu davada görevli mahkeme neresidir? Neden? c) Bu davada yetkili mahkeme neresidir? Neden? 3) Dava açıldıktan sonra (B) ve (C),müddeabihi 11.000 YTL’ye çıkarmayı planlamaktadır. Bu, mümkün müdür? Usul hukuku ve maddi hukuku bilgileriniz çerçevesinde çeşitli ihtimalleri dikkate alarak cevaplandırınız. 4) Dava esnasında, davalı (A)’nın vekili (V)’nin davaya bakan hakim (H)’nin kardeşinin kızı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumun davaya bir etkisi olur mu? Neden? 5) Davacı taraf, ikinci duruşmada bu davasını “geri aldığını” beyan ederse bunun hukuki sonucu ne olur? Neden? 6) Davalı (A), ihmal ederek zamanında cevap dilekçesi vermemiştir. Bu durumun davaya bir etkisi olur mu? Neden? 7) Hakim (H), yaptığı inceleme esnasında, davacı taraf avukatı olan (Z)’nin vekaletnamesinin dosyada bulunmadığını fark etmiştir. Bu durumun davaya bir etkisi olur mu? 8) Dava dilekçesi davalı (A)’ya tebliğe çıkarılmış ve (A)’nın 8. Sınıfta okuyan kızı (M) tebligatı almıştır. Bu tebligat geçerli midir? Neden? 9) Bu dava görülürken aşağıdaki ihtimaller gerçekleşirse, mahkeme ne şekilde hareket etmelidir? a) Davacı taraf duruşmaya gelmemiştir. b) Hem davacı hem de davalı taraf duruşmaya gelmemiştir. 10)(A), cevap dilekçesi vererek, aşağıdaki şekilde savunmada bulunmuştur. Her bir savunmayı ayrı ayrı değerlendirerek, ispat yükünün kime düştüğünü ve neyi, nasıl ispat edeceğini tartışınız. a) Borcumu ödedim. b) Teslim edilen mobilyalar ayıplı ve düşük kalitededir. 11) Taraflar arasında yaptıkları sözleşmede, “sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi durumunda bu durum senet veya tanık ile ispat edilebilir” hükmü olsa idi (10). soruya vereceğiniz yanıtta bir değişiklik olur muydu? 12)Yargılama neticesinde mahkeme (A)’yı 8.000 YTL ödemeye mahkûm etmiştir. a) Bu hükme karşı hangi taraf, hangi süre içerisinde temyize başvurabilir? Bu hükmün şekli olarak nasıl kesinleşebileceğini şema üzerinde gösteriniz. b) Temyiz başvuru hakkı olan taraf, temyiz dilekçesinde sadece “hükmü temyiz ediyorum” demekle yetinmiştir. Bu temyiz istemi geçerli midir? Neden?
SORUII) Aşağıdaki Yargıtay kararını Medeni Usul Hukuku bilgileriniz ışığı altında karar metnini tekrarlamaktan kaçınarak değerlendiriniz.
“Taraflar arasındaki tazminat, teminat mektubunun iadesi ve bono iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.11.1985gün ve 287-629 sayılı kararın incelenmesi davacılar (karşılık davalılar) vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26.2.1984 tarihli bilirkişiler raporunda, peynirlerin imalat hatasından bozulduğu, bu bozulmada davacının da peynir tenekelerini açıp, salamurasını değiştirmesi eyleminin de etkili olduğu, gizli ayıp bulunduğu, olayda davacının % 10, davalının % 90 kusurlu olduğu belirtilmiş, bu raporda üç kişiden oluşan bilirkişilerden bir kişi sadece müterafik kusur yönünden rapora muhalif kalmış ve olayda davacının % 20, davalının % 80 kusurlu olduğunu belirtmiştir. Yine üç kişiden oluşan ikinci ve 13.1.1985 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da imalat hatası bulunduğu, gizli ayıp olduğu ve olayda davacının % 20, davalının % 80 kusurlu olup, davacının talep ettiği alacaktın (869.097) lira hakkında haklı olduğu; davalının, davacıya ait teminat mektubunu ve 6 adet toplam (2.160.000) lira bonoyu iade etmesi gerektiği, davalının mukabil taleplerinde haklı bulunmadığı belirtilmiştir. Görüldüğü gibi her iki bilirkişi raporunda da ayıbın gizli ayıp olduğu, peynirlerin bozuk olduğunun anlaşılması üzerine davacı tarafından derhal ayıp ihbarının yapıldığı, ayrıca büyük oranda bozulmanın imalat hatasına dayandığı kabul edilmiştir. Davacının müterafik kusuru ve oranı yönünden bilirkişi raporları arsında bir ayrılık mevcut gibi görünmekte ise de, 1. raporda bir bilirkişinin % 20 birlikte kusur kabul ederek rapora muhalif kalması üzerine yaptırılan 2. bilirkişi raporunda içeriğine aykırı ve dayanağı gösterilmeden tüm kusurun davacıda olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
KARAR : Her iki bilirkişi raporu arasında, davalıya kusur izafesine neden olan maddi olaylar yönünden bir mübayenet yoktur. Dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi ikinci bilirkişi raporundaki kusur nisbeti nazara alınarak hüküm tesis etmek gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken direnilmesi isabetsizdir. Direnme kararı bozulmalıdır.” (Yargıtay HGK, 18.11.1987, 11-108/846)