Hukuk Sokagindasiniz...

A free template from Joomlashack






Şifremi unuttum!
Üyemiz değil misiniz? Üye Ol
Anasayfa arrow Sınav Soruları arrow SELÇUK HUKUK arrow Devletler Özel Hukuku Final Soruları (2004/05)
Devletler Özel Hukuku Final Soruları (2004/05) Yazdır
Perşembe, 09 Ağustos 2007

S.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ DEVLETLER ÖZEL HUKUKU FİNAL İMTİHANI

  13.06.2005

Sınav Talimatı             : İmtihan süresi 2 saattir. Mevzuat kullanılabilir. Bu sebeple cevaplarda kanun ismi ve madde numarası yazılması gerekmektedir. İfadeler düzgün ve okunaklı olacaktır. Okunaklı olmayan cevaplan değerlendirilmeyecektir. Tükenmez kalem kullanılacaktır. Kâğıt sınırlaması yoktur. İsminizi ve numaranızı yazmayı unutmayınız. BAŞARILAR DİLERİM. Musa AYGÜL  

Olay – I

             Antalya’da golf kulübü işletmekte olan B. Golf Kulübü Tur. İnş. San. Tic. A.Ş. ile Almanya’da yerleşik D. Turkische Bank A.G. kredi sözleşmesi imzalamışlardır. Taraflar kredi sözleşmesinde, doğacak ihtilâfların Almanya-Hamburg mahkemelerinde görülmesini kararlaştırmışlardır. Yine sözleşmede kararlaştırılmayan konularda tarafların hak ve yükümlülüklerinin milletlerarası alanda yerleşmiş ve kabul görmüş uygulamalara göre tespit edileceği kabul edilmiştir. Golf Kulübünün geri ödemede bulunmaması üzerine D. Turkische Bank A.G., Antalya mahkemelerinden ihtiyati haciz kararı alarak borçlu şirketin işyerinde fiili haciz yapmıştır. Daha sonra borçluya ödeme emri (örnek 49) gönderilmiştir. Borçlu şirket İcra Tetkik Merciine müracaatla, kredi sözleşmesinde Alman Mahkemelerinin yetkili kılındığını, Türk Mahkemelerinin (ve icra dairelerinin) yetkisinin olmadığı gerekçesiyle hacze itiraz etmiştir. Ayrıca borçlu, ödeme emrine de itiraz etmiştir.
            Alacaklı ise, borçlunun ikametgâhı mahkemesinde (icra dairesinde) işlem yapılması sebebiyle borçlunun yetki itirazında bulunmasının, hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği savunmasında bulunmuştur.
            İTM ise, kanunlardaki genel yetki kurallarının yetki sözleşmesi ile kaldırılamayacağı, aksi halde kanunen yetki verilmiş Türk Mahkemelerine güvensizlik oluşabileceği gerekçesiyle yetki itirazını reddetmiştir.
            Karar, borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, mahkemenin kararını, gerekçesini düzelterek onamıştır. Yargıtay, gerekçesinde “dava hukuki nitelik itibariyle cebri icra hukukundan kaynaklanmaktadır. Türk Mahkemesinden alınan ihtiyati haciz kararının cebri icra yoluyla uygulanmasına dair yetki, devletin kendi ülkesi üzerinde hakimiyet tasarruflarında bulunabilme iktidarının bir görünümü olduğundan, münhasır yetkilerindendir. Hâl böyle olunca; davanın sadece belirtilen hukuki nitelik kapsamı içinde ve “kamu düzeni”; “münhasır yetki” esaslarının etkisi altında değerlendirildiğinde, Türk Mahkemelerinin ülke içi yetkisinin ve ona bağlı olarak milletlerarası yetkisinin varlığının kabulü kaçınılmazdır.” 

Not: Almanya, Akitlere Uygulanacak Hukuk Hakkında Roma Sözleşmesi’ne taraftır. 

SORULAR
1. Taraflar arasında imzalanan yetki sözleşmesine göre, borçlu Türk şirketinin yetki itirazı haklı mıdır? (Soru, alacaklı bankanın savunması ve yerel mahkemenin red gerekçesi ile birlikte cevaplandırılacaktır. Yargıtay’ın gerekçesini KISACA değerlendiriniz.) (15 p)
2. Alacaklı, Antalya Mahkemelerinde itirazın iptali davası açabilir mi? Eğer alacaklı böyle bir dava açarsa borçlu Türk şirketinin bir itiraz hakkı var mıdır? Mahkeme, yetkisizlik kararı verirse dosyayı Almanya Mahkemelerine gönderme yetkisi var mıdır? (5 p)
3. (İtirazın iptali davasının Antalya Mahkemelerinde görüldüğünü varsayarsa) Tarafların milletlerarası ticarette var olan uygulamaları seçmiş olmaları ne anlama gelmektedir. Bu seçim geçersiz kabul edilirse, pozitif hukukumuza göre, itirazın iptali davasında tarafların hak ve borçları hangi hukuka göre tespit edilecektir? (15 p) 

Olay – II

             Mersin’de ikamet eden Türk vatandaşı Bayan (A), KKTC ve İngiliz vatandaşı olan Bay (B)’ye karşı Mersin Mahkemelerinde babalığın tespiti ve nafaka davası açmıştır. (B, İngiltere’de ikamet etmektedir) (A), dava dilekçesinde, (B)’den olan evlilik dışı çocuğu adına babalığın tespiti ve nafaka talebinde bulunmuştur. Davacı mahkemeye, İngiliz mahkemesinin çocuğun (A)’dan olduğunu tespit eden ve her biri için (anne ve çocuk) 500 Sterlin nafaka ödemeyi içeren bir kararı delil olarak sunmuştur.
            Davalı (B) ise, sevap dilekçesinde, Mersin Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin olmadığını, davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen İngiliz Mahkemesinden alınan kararın ayrı bir tanıma davası açılmaksızın delil olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kaldı ki, Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin İngiliz Mahkemesi kararının, İngiliz Hukukuna göre karara bağlanmış olması sebebiyle tanınması ve tenfizinin mümkün olmadığını, nafakaya hükmedilebilmesi için önce nesep konusunun hükme bağlanması gerektiğini ileri sürer.
            Mahkeme ise, nafakaya ve soybağına ilişkin konuların, kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle Türk Hukukuna tâbi olduğuna karar vermiş ve ihtilâfa Türk Hukukunu uygulamıştır. 

Not: İngiliz Hukukunda evlilik birliği dışında yaşayan tarafların birbirlerine karşı nafaka yükümlülüğü bulunmaktadır. Türk Hukukunda ise kadının (ananın) tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (MK m.304). 

SORULAR
1.     Bayan (A) tarafından açılan babalığın tespiti ve nafaka davasına hangi hukuk uygulanacaktır? (10 p)
2.     Davacı (A), müstakil bir tanıma ve tenfiz davası açmadan İngiliz Mahkemesinin soybağının tespiti ve nafaka kararını delil olarak vermesini, mahkeme nasıl değerlendirmelidir? Davalının itirazlarını da dikkate alarak soruyu cevaplayınız. (10 p)
3.     Davalının “nafakaya hükmedilebilmesi için öncelikle nesep ihtilâfının halledilmesi gerekir” itirazını değerlendiriniz. (Soru, konunun kanunlar ihtilafı içinde dahil olduğu müesseseyle birlikte cevaplandırılacaktır) (10 p)
4.     Mahkemenin Türk Hukukun uygulaması ve gerekçesi doğru mudur? (10 p)  

Olay – III

             Türk asıllı Irak vatandaşı Bay (I), 2001 yılında istisnai yoldan Türk vatandaşlığını kazanmıştır. Önceki evliliğinden olan çocuk )Ç1) de babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmıştır. (I), Irak vatandaşı bir bayan ile evlenmiş ve evlilikten (Ç2) olmuştur. Eşi yolu ile Türk vatandaşlığını kazanmıştır. (I)’nın ibraz ettiği belgelerden birisinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine Bakanlar Kurulu (I) ile birlikte eşinin ve çocuklarının vatandaşlığına son vermiştir. 

SORULAR
1.     Bakanlar Kurulunun yaptığı işlemi vatandaşlık hukuku açısından değerlendiriniz. Bakanlar Kurulu, ilgililer hakkında ülkede ikamet ve malvarlıkları konusunda başka bir işlem yapabilir miydi? (10 p)
2.     İlgililer yeniden vatandaşlığa alınabilir mi? (5 p)  

METİN SORUSU:
Yabancı sermayenin Türkiye’de yatırım yapabilme şartları nelerdir ve mevzuatımızda yabancı sermayeye ne tür kolaylıklar sağlanmıştır? Sadecve sayınız. (10 p)



Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 560 | Yazdır

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Sormak istediğiniz sorular için lütfen forumlarımızı kullanın.
  • Reklam amaçlı ya da kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Üye olmayan ziyaretçilerimiz de yorum yazabilirler.
  • Ancak spam'lere engel olmak amacıyla yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Anlayışınız için teşekkür ederiz.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
Joomla Templates by Joomlashack