4/9/2006 tarihli bütünleme sorularıdır. OLAY Danimarka’da yaşayan Türk vatandaşı Bay (T) ile 17 yaşındaki Danimarka vatandaşı Bayan (D), evlilik birliği olmaksızın beraber yaşamaktadırlar. Tarafların bu birlikteliklerinden (Ç) olmuştur. Bayan (D)’nin ailesi, kızlarının (T) ile evlenmesini istemedikleri için (D)’nin evlenmesine izin vermemektedirler. Bu sebeple Bay (T) ile Bayan (D), İngiltere’de bir kilisede evlenmişlerdir. Bu evlilikten üç yıl sonra, taraflar arasında geçimsizlik ortaya çıkmış ve (T), Türkiye’ye dönmüştür. Bayan (D), Danimarka’da hem çocuk hem kendisi için (T) aleyhine nafaka davası açmış ve Danimarka mahkemesi de çocuğa 2.000 Danimarka Kronu, eşe de 2.500 Danimarka Kronu ödenmesine karar vermiştir. Bu arada Bay (T), evliliğin iptali istemi ile Ankara Aile Mahkemesinde dava açmıştır. Bay (T)’nin vekili MÖHUK m.13 gereği Türk Hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı (D)’nin vekili ise Türk Hukukunun uygulanmasına muvafakat göstermiştir. Bayan (D) ise, Ankara’da vekili aracılığıyla (T) aleyhine nafaka davası açmış ve delil olarak Danimarka Mahkemesinden alınan kararı sunmuştur. Bay (T)’nin vekili ise, davaya verdiği cevap dilekçesinde;- Evliliğin, (D)’nin ailesinin izni alınmadan yapıldığı için geçersiz olduğunu, zaten bu konuda açılmış bir dava olduğunu,- Danimarka makamlarından alınan mahkeme kararının davada delil olarak ileri sürülemeyeceğini, bunun için ayrı bir tanıma ve tenfiz davası açılması gerektiğini,-Nafakanın Türk Hukukuna göre karara bağlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme ise, nafakanın kamu düzeninden olması sebebi ile Türk Hukukuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Bay (T)’nin eş için 300 YTL, çocuk için ise 200 YTL ödemesine karar vermiştir. Karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay ise, “nafakaya karar verilebilmesi için öncelikle geçerli bir evliliğin olması gerekir, bu husus araştırılmadan nafakaya hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir” şeklinde karar vermiştir. Not: 1- Evlenmede ana-babanın rızası İngiltere’de şekle ait bir konudur ve 17 yaşındaki birisi ana-babasının izni olmadan evlenebilir. Aynı konu Danimarka’da ise esasa ilişkin bir mesele olarak kabul edilmektedir. 2- Danimarka Hukukunda ana-babanın izni olmadan yapılan evliliklerin, iptal edilebilir nitelikte olduğu varsayılmaktadır. 3- Danimarka Hukukunda kişi hallerine ait konular, ikametgâh hukukuna tâbidir. SORULAR 1. (Ç)’nin vatandaşlığını tespit ediniz. (5 p) 2. Bayan (D)’nin Türk vatandaşlığını kazanması mümkün müdür? (Soru, kanun hükümleri yazılmadan cevaplanacaktır) (10 p) 3. Bay (T)’nin açtığı evliliğin iptali ve Bayan (D)’nin açtığı nafaka davasında Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi var mıdır? (10 p) 4. Tarafların İngiltere’de gerçekleştirdikleri evlilik geçerli midir? İngiliz makamlarının (D)’nin ana-babasının iznini aramamasını ve evlenmenin kilisede yapılmış olması bakımından ayrı ayrı değerlendiriniz. (10 p) 5. Evliliğin iptali için açılan davada hangi hukuk uygulanmalıdır? Tarafların uygulanacak hukuk konusunda anlaşmalarını mahkeme dikkate almalı mıdır? (10 p) 6. Yargıtay’ın “nafakaya hükmedilebilmesi için öncelikle geçerli bir evliliğin olması gerekir” şeklindeki bozma gerekçesini değerlendiriniz. (10 p) 7. Nafakaya hangi hukuk uygulanmalıdır? MÖHUK ve milletlerarası sözleşmeler açısından ayrı ayrı değerlendiriniz. Mahkemenin Türk Hukukunu uygulamasındaki gerekçesi doğru mudur? (20 p) 8. (D)’nin vekilinin nafaka davasında, Danimarka Mahkemesinden verilmiş nafaka ilamını delili olarak ileri sürmesini ve davalı vekilinin bu konudaki itirazlarını değerlendiriniz. (10 p) Metin Sorusu Yabancıların Türkiye’de ücretli olarak çalışabilmelerinin şartlarını yazınız. (Soru, bir yabancı-nın Türkiye’de çalışabilmesi için yapması gerekli işlemlerin sırasına göre cevaplanacaktır) (15 p)
Favori olarak ekle (9) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 423 | Yazdır
|