Hatay nüfusuna kayıtlı Türk vatandaşı (T), 1940’lı yıllarda Suriye’ye geçerek oraya yerleşmiştir. Suriye’de bayan (S) ile, Suriye makamları önünde evlenmiş ve bu evlilikten (Ç) doğmuştur. Bu arada (T), yetkili makamlara müracaat ederek, Suriye vatandaşlığına geçmek istemiştir. Yetkili makamlar da (T)’nin Suriye vatandaşlığına karar vermiştir. (Ç), Suriye vatandaşlığını doğumla kazandığı için Suriye nüfusuna kaydedilmiştir. Türk vatandaşı (T), zaman zaman Türkiye’ye gelmiş, ancak hep Türk vatandaşı olarak ilişkilerini devam ettirmiştir. (Ç), 1980 yılında Türkiye’ye gelmiş ve Türk vatandaşı olduğunu ileri sürerek ilgili doğum belgelerini yetkili makamlara vererek nüfusa kaydedilmek talebinde bulunmuştur. Müracaatı alan yetkili makamlar durumu İçişleri Bakanlığına iletmişlerdir. İçişleri Bakanlığı da (Ç) ve (T)’nin Suriye vatandaşı oldukları gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkarılmaları için Bakanlar kuruluna teklifte bulunmuş ve Bakanlar Kurulu da (Ç) ve (T)’nin Türk vatandaşlığından kovulmalarına karar vermiştir. SORULAR 1- (Ç)’nin vatandaşlığını tespit ediniz. 2- (S), Türk vatandaşı olmayı arzu etse idi, en kolay yoldan Türk vatandaşlığın nasıl kazanabilirdi? 3- Bakanlar Kurulu, (Ç) ve (T)’nin vatandaşlığını hangi sebeplerle sona erdirmiş olabilir? 4- Bu karar isabetli midir? 5- (T)’nin Türk vatandaşlığını muhafaza etmesi mümkün müydü?
CEVAPLAR 1- TVK m.1’e göre, yurt içinde veya yurtdışında Türk babadan olan çocuklar, evlilik içinde doğmaları durumunda doğumlarından itibaren Türk vatandaşıdırlar. Olayımızda da Türk babadan evlilik içinde doğmuş olan (Ç), doğumuyla birlikte Türk vatandaşlığını kazanmıştır. 2- Bir Türk vatandaşıyla evli olan (S) için başvurabileceği iki yol vardır: İstisnai yoldan vatandaşlığa alınma ve evlilik yoluyla vatandaşlığa alınma. İstisnai yoldan vatandaşlığa alınmanın şartları: - TVK m.6’daki yerleşme niyeti ve ikamet haricindeki diğer şartları taşıyor olmak
- M.7’deki kişi gruplarından birine ait olmak
- Müracaat etmek
- Bakanlar Kurulunun müspet kararı. Bakanlar Kurulunun burada takdir hakkı vardır.
(S) için bir diğer yol, evlenme yoluyla vatandaşlık kazanmadır. Bunun şartları da TVK m.5’te sayılmıştır. Şartlar şunlardır:· 3 yıldan beri devam eden evlilik· Fiili birliktelik· Evliliğin devamlı olması· İçişleri Bakanlığının müspet kararı Olayımızda (S), her iki türden vatandaşlık kazanma için müracaat edebilecektir. Gerekli koşullara sahiptir. 3- (T), izin almadan yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmıştır. TVK m.25/a’ya göre, vatana bağdaşmayan bir eylem nedeniyle hakkında kaybettirme kararı verilmiştir. Bunun şartları: - Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak
- Kazanmanın iradi olması
- Yetkili makam tarafından önceden haber alınmış olmalı ve
- Yetkili merciden izin alınmamış olmalıdır.
4- (T), izin almaksızın yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmıştır. Burada (T)’nin müracaatının olduğu görülmektedir. Bu da kazanmasının iradi olduğunu gösterir. Kanunda sayılan diğer şartlar da gerçekleşmiştir. Bu nedenle, Bakanlar Kurulunun kararı yerindedir. Ancak (Ç) için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Zira, Suriye vatandaşlığını kazanmada (Ç)’nin iradesinin bulunduğunu söyleyemeyiz. (Ç), henüz fiil ehliyetine sahip değildir. Ayrıca m.34, çıkarma kararlarının şahsi olduğunu ve çocuklara tesir etmeyeceğini hükme bağlamaktadır. Bu nedenlerle (Ç) hakkında verinle kaybettirme kararı isabetli değildir. 5- Çifte vatandaşlık izni alınması durumunda, Türk vatandaşlığı muhafaza edilir. Bu izin üç yıl için verilir. Kişi, bu süre içinde diğer ülkenin vatandaşlığını kazanmalıdır. İlgili, bu süre içindeki tüm gelişmeleri Türk makamlarına bildirmelidir. Üç yıllık süre sonunda yabancı devlet vatandaşlığı kazanılamamışsa, belge iade edilmelidir. Türk makamlarına bilgi ve belge vermeyen ya da izin belgesini iade etmeyen ilgili hakkında kaybettirme müeyyidesi uygulanabilir.
Favori olarak ekle (12) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 564 | Yazdır
|