A free template from Joomlashack






Şifremi unuttum!
Üyemiz değil misiniz? Üye Ol
Borçlar Genel Pratik Çalışma Yazdır
(0 defa oylandı)
Yazar: maat   
Pazar, 16 Kasım 2008

13.11.2008

 

İsmet inşaat müteahhitliği yapmaktadır. ekonomık sıkıntıya düşmesi nedeniyle Ülkü'den 1988 yılında 5milyon TL ödüncü, 9 ay için talep etmiştir. Ülkü İsmet'e bu ödüncü vermeyi kabul etmiş fakat 9 ay sonra kendisine 45 milyon TL olarak iadesini istemiştir, ayrıca bu paranın kendisine dönüşünün teminatı olarak da İsmet'e ait inşaat halinde dairenin tapudan devredilmesini 9 ay sonra parasının kendine ödenmesi halinde İsmet'in mülkünü tapudan iade etmeyi önermiştir.Kendisine devredilen dairenin 9 ay sonra İsmet'e iadesinin teminatı olarak da noterde İsmet lehine, aynı daireyi 9 ay sonra satış vaadiyle satmayı vaad etmesini göstermiştir.

Bu annlaşmaya göre İsmet, kendisine ait daireyi tapudan 13.1.1988 tarihinde Ülkü'ye devretmiş ve Ülkü'den 5 milyon TL'nı satış bedeli oalrak almış; taraflar 15.1.1988 tarihinde de Noter 'de "Taşınmaz Satış Vaadi" sözleşmesi yapmışlar; bu sözlesme ile Ülkü, 9 ay sonra İsmet'in kendisine 45 milyon TL bedeli ödemesi halinde daireyi İsmet'e satmayı vaad etmiştir.

İsmet, 9 ayın bitimine yakın bir tarihte 2.9.1988'de Ülkü aleyhine, tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Bu davasında 13.1.1988 tarihli taşınmaz satışının gabin nedeniyle geçersiz olduğunu, satışın iptali ile 5 milyon TL'nin iadesi karşılığında dairenin kendisine iadesini talep etmiştir.

Mahkemecı davacının, satış sırasında muzayaka içinde bulunmaması dolayısıyla davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı kararı temyiz etmiş, yargıtay bu kararı onamış ve onama kararında davacının, davalıya yaptığı temlikin, borcun güvencesi amacına dayandığı, bu gerekçeyle davacının ayrı bir dava açmasının mümkğn olduğu ifade edilmiştir.

Bunun üzerine, İsmet, Ülkü aleyhine yeniden tapu iptali ve tescil davası açmış, bu davasında gerelçe olarak, Ülkü'ye tapudan yapılan devrin ödünç olarak verile paranın güvencesi olduğuna dayanmıştır.

Mahkeme davayı kabul etmiş, davalının temyizi üzerine yargtay bu kez verilen kararı, davacının satış bedeline BK 81 hükmü gereğince depo etmemiş olduğu gerekçesiyle bozmuştur.

SORULAR:

1) OLayda gabin koşulları mevcut mudur? buna göre mahkemenın ve yargıtayın onama kararı bu noktada yerinde midir ?

2) Olayda İsmet ile Ülkü arasındaki satış ve satış vaadi sözleşmelerinin gabin iddiası dışındaki bir nedenle ileri sürülebilir mi?

3) Yargıtayın bozma kararında "Taraflar arasındakı satış sözleşmesinin inanç sözleşmesi olduğu bu nedenle davanın kabulu kararının doğru olduğu, sadece davacınıns satış bedelini depo etmemesinin bozmayı gerektirdiği" belirtildiğine göre, karar bu yönüyle doğru mudur ? Taraflar arasında inanç sözleşmesinin olduğu görüşünü tartışınız.



Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 536

  Yorumlar (1)
RSS yorumları
 1 Yazan adam, 23-11-2008 05:25
bi de bunların cevaplarını alabilseydik çok daha iyi olacaktı....

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • SORMAK ISTEDIGINIZ SORULAR IÇIN LÜTFEN FORUMLARIMIZI KULLANIN. BURADA SORULAN SORULARA YANIT VERILMEMEKTEDIR.
  • Reklam amaçlı ya da kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Anlayışınız için teşekkür ederiz.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
Sonraki >
Joomla Templates by Joomlashack