Yeni Borçlar Kanunu Yürürlükte

11.01.2011 tarihinde 6098 kanun numarası ile kabul edilen ve 04.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan yeni Borçlar Kanunu, bugün itibariyle yürürlüğe girdi. Peki Yeni Borçlar Kanunu ne getiriyor? Hayatımızda neleri değiştirecek? Her biri ayrı inceleme konusu yapılabilecek değişiklikleri, Hukuk Sokağı takipçileri için özet halinde sıraladık:

Kefalet

Yeni Borçlar Yasası ile, kefalet konusnuda önemli değişiklikler geliyor. Öncelikle kefalet akdinin sınırı, on yıl olarak belirleniyor. Böylece eski yasa dönemindeki gibi ömür boyu kefalet söz konusu olamayacak (m.598).  Borçlunun mali durumunun kötüleşmesi durumunda, şayet borç da doğmamışsa, kefil, alacaklıya yazılı bildirimde bulunarak kefaletten vazgeçebilecek (m.599).

Bir başka yenilik olarak, evli bir kimse, eşinin yazılı izni olmadıkça kefil olamaycak (m.584). Bu durum, şahıs şirketleri açısından da geçerli olacak. Eşinin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kefil olunamayacak. Ancak Borçlar Yasası, buna iki istisna da öngörüyor. Şöyle ki, Aile Mahkemesi’nce verilmiş bir ayrılık kararı olması halinde veya eşin ayrı olarak yaşamasını gerektiren bir durum ortaya çıkmışsa izin şartı aranmayacak. Kefaletin verilmesinden sonra borcun artmasına neden olacak haller için yine yazılı izin gerekecek. Fakat sorumluluk miktarının azalması veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesi gibi kefilin yararına olan durumlarda eşin izni aranmayacak.

Faiz Oranlarına Sınır

6098 sayılı yasa ile, faiz oranlarında önemli değişiklikler getiriliyor. Örneğin, sözleşme ile açıkça faiz oranı belirlenmemişse, yürürlükte olan yasal faiz uygulanacak. Şayet faiz oranı sözleşmeyle belirlenmişse, bu oran hiçbir şekilde yasal faiz oranının %50 fazlasını aşamayacak (m.88). Bugün itibariyle yasal faiz oranı %9 olarak uygulandığından, sözleşme ile belirlenecek faiz %13,5 oranını aşamayacak. Ancak temerrüde ilişkin 120. madde koşulları saklıdır. Buna göre, temerrüt faizi de, sözleşme ile belirlenmemişse, yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir. Ancak bu oran, yürürlükteki faiz oranının %100’ünü aşamaz (m.120). Buna göre, temerrüt halinde uygulanacak en yüksek oran %18 olarak belirlenebilir.

İşverene Mobbing Konusunda Yükümlülük

Borçlar Kanunu, 417. maddesi hükmü ile işverene, işyerinde işçinin psikolojik tacize (mobbing) uğramaması için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getiriliyor. Aksi halde işveren, tazminat ödeme yükümlülüğü altında kalacak.

Tazminat Talep Edebileceklerin Kapsamı Genişletildi

Önceki yasa döneminde belirli durumlarda (ağır bedensel zarar veya ölüm gibi) zarar görenin / ölenin ailesi de tazminat talebinde bulunabiliyordu. Yeni Borçlar Kanunu, “aile” terimi yerine “yakınları” ifadesini kullanarak bu kapsamı genişletti. Böylece ölenin ya da zarar görenin nişanlısı, sevgilisi de tazminat talep etme hakkına sahip olabilecek (m.56, m.420/3).

Satış Sözleşmelerinde Sorumluluk

Taşınmaz satışlarında, doğabilecek hasar ve yararın, tescil anına kadar satıcıya ait olduğu hükmü getirilerek alıcının korunması sağlanıyor (m.208). Ancak tescil yapılmış olmasına rağmen tescil sonradan yapılacaksa, bu durumda satıcının sorumluluğu teslim anına kadar sürecek (m.245).

Kiracı – Ev Sahibi İlişkileri Yeniden Düzenleniyor

Kira sözleşmeleri belirli veya belirli olmayan süre için yapılabilecek. Ayrıca kararlaştırılan sürenin geçmesiyle herhangi bir bildirim olmaksızın sona erecek sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’na göre belirli süreli; diğerleri ise belirli olmayan süreli sözleşme kabul edilecek (m.300). Ayrıca kiralayan, kiralananı sözleşmeyle belirlenen tarihte, kullanım amacına uygun olarak teslim etmekle yükümlü kılınıyor (m.301). Kiralananla ilgili zorunlu vergi ve benzeri yükümlülükler, aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça, kiraya veren tarafından karşılanacak (m.302). Ayrıca kiraya veren, taşınmazın kullanımıyla ilgili olan yükümlülüklere de katlanmak zorunda kalacak (m.303). Bir başka yenilik olarak, 343. maddede, kira sözleşmesinin, kira bedeli dışında kiracı aleyhine değiştirilemeyeceği kuralı getirildi. Böylece sözleşmelerin kiracı aleyhine değiştirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Kira artışlarında ise bir önceki yıla ait kira bedeline üretici fiyat endeksini geçmemek kaydıyla artış yapılabilecek. Her beş yılın sonunda ise, kira bedeli, üretici fiyat endeksi, emsal kira bedelleri, kiralananın durumu gibi kriterlere göre yeniden belirlenebilecek (m.344). Depozito, en fazla üç aylık kira bedeli olarak uygulanabilecek. Depozito, kiraya verenin onayı olmadan çekilmemek kaydıyla bir bankada vadeli hesaba yatırılacak ve  ancak iki tarafın rızası yahut kesinleşmiş bir mahkeme kararı yahut icra takibi ile geri alınabilecek (m.342). Kiracı, kira bedelinin yanında elektrik, su, aidat gibi borçlarını ödemediği takdirde 30 günlük süre tanınarak, bu süre sonunda sözleşmesi feshedilebilecek (m.315).

Ayrıca komşuluk ilişkileriyle ilgili olarak da birtakım düzenlemeler getiriliyor. Buna göre, komşularını rahatsız eden, gürültü çıkaran yahut balkonda mangal yakan kimseler, ev sahibi tarafından uyarılarak, devam etmesi durumunda yazılı bir bildirimle kira sözleşmesinin derhal feshi mümkün olabilecek (m.316).

Ayrıca aile konutu olarak kullanılan dairenin kira sözleşmesi, eşin açık rızası olmadıkça kiracı tarafından feshedilemeyecek (m.349).

Ekonomik Kriz Hallerinde Uyarlama

Uygulama ve öğretide işlem temelinin çökmesi olarak kabul edilen bir hal olarak, ekonomik kriz durumunda borçların ifasında sıkıntıya düşülmesi halinde borçluya sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmeden dönme hakkı tanınıyor. Bu kural, yabancı para borçlarında da aynı şekilde uygulama alanı buluyor (m.138).

Yazar Hakkında

Hukuk Sokağı
Hukuk Sokağı

Hukuk Sokağı | Güncel ve dinamik hukuk blogu.

Yazıların izin alınmaksızın başka mecralarda yayınlanması, yasa gereği telif hakkı ihlali oluşturmaktadır. Kaynak belirtilmek kaydıyla kısa alıntılar yapılabilir. © 2007 - 2014.