Anasayfa / Eğitim / Selçuk Hukuk Iş Hukuku Pratik Çalışma VI

Selçuk Hukuk Iş Hukuku Pratik Çalışma VI

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2006/07 İkinci Öğretim Pratik Çalışmasıdır.

________________________________________________________________
OLAY 7
ÜCRETİN KORUNMASI,
İŞ DEĞİŞİKLİĞİ
________________________________________________________________

(A), (İ)’ye ait tekstil fabrikasında 01.08.1991 tarihinde makine teknisyeni olarak, günlük 5.000.000 TL ücretle çalışmaya başlamıştır.
(A)’nın sorumluluğu altındaki dokuma makinesi, (A)’nın başından ayrılarak çay içmeye gittiği esnada arızalanmış ve makinenin hemen durdurulamaması nedeniyle 50.000.000 TL zarar meydana gelmiştir.
(A), işverene zararın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu beyan ederek, meydana gelen zarar tutarının beş eşit taksit halinde ücretinden kesilerek tahsil edilmesini istemiştir.
(İ), (A)’nın talebini kabul etmiş ancak, artık teknisyen olarak değil, daha düşük ücretle temizlik işçisi olarak çalışabileceğini söylemiştir.
(A)’nın ücreti, asgari ücretin üstünde olmasına rağmen, ücret bordrosunda, asgari ücret olarak gösterilmektedir. Bazı aylarda ise (A), kesintisiz çalışmış olmasına rağmen, bordroda 10 gün çalışmış gibi işlem yapılmıştır.
(İ), mühendis (B)’yi işe almıştır. Aralarında yapılan sözleşmede (B)’nin aylık ücretinin 5.000 DM olacağı kararlaştırılmıştır.
(İ)’ye ait işyerinde çalışan (C), ücretinin ödenmediğini ileri sürerek hizmet sözleşmesini feshetmiştir.
(İ)’nin borçlarını ödeyemeyecek duruma düşmesi üzerine iflasına karar verilmiştir.

1) İşçi bir zarar meydana getirmiş. İşveren, işçinin iş sözleşmesini feshedebilir mi?

2) İşveren bu zararı işçinin ücretinden kesebilir mi?

3) (C), ücretinin ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini feshedebilir mi?

4) (A)’nın temizlik işçisi olarak çalışmaya başlamasını değerlendiriniz.

5) (İ)’nin iflasına karar verilmesi durumunda işçiler ücretlerine nasıl kavuşabileceklerdir?

YANITLAR

1) İşçinin zarar vermesi, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih sonucunu doğurur (İş K. m.25/II-ı). İşçi, kendi isteği veya savsaması yüzünden iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi veya işyerindeki makinelere 30 günlük ücretinden fazla olacak şekilde zarar verirse, işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Fesih beyanını karşı tarafa ulaşmasıyla sözleşme sona erer. Haklı nedenle fesih, bildirimsiz fesihtir. Bildirimsiz fesihten kasıt, bildirilen önelleri olmadan fesih yapılmasıdır, yoksa “bildirim yapılmadan fesih” anlamında değildir. Sözleşmeyi feshetme konusunda ise bir zorunluluk yoktur. İş K. m.25/II-ı’ya göre iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilebilmesi için işçinin kusurunun da olması zorunludur. Madde, “işçinin kendi isteği ya da savsaması yüzünden…” demekle bunu açıkça ortaya koymuştur. İşçinin kusuru olmadan zarar vermesi halinde fesih için haklı neden olmasa da şartları varsa, geçerli bir neden doğmuş olabilir.İşçinin, zarara yol açtıktan sonra, “ödeyeceğim ama beni işten çıkarma” diye teklifte bulunması işverenin fesih hakkını ortadan kaldırmaz.

2) Burada, işverenin borçlar hukuku anlamında bir alacağı oluyor. Zira ortada zarar vardır. Ama işverenin işçiye ücret ödeme anlamında borcu da vardır. Bu zarar, işçinin rızası olmadan, işçinin ücretiyle takas edilemez. Ama işçi, kasten zarar vermişse takas yapılabilir. Bu takas ise, işçinin maaşının ¼’ünü geçemez. Ancak kasıt yoksa, takas da yapılamaz.

3) İşçi ücretini alamazsa iş sözleşmesini feshedebilir (İş K. m.24/2-e). Kanunda feshin ne zaman yapılacağına ilişkin herhangi bir asgari süre sınırı yoktur. Ücret muaccel olduğu halde ödenmemişse, sözleşme feshedilebilir. İşçi, ücretinin ödenmemesi durumunda bazı seçimlik haklara sahiptir:
1 İşçinin 1. imkânı fesihtir
2 İşçinin 2. imkânı faizdir. İş sözleşmesini devam ettirerek, çalışarak alacağını alır. Ücretin muaccel olduğu zamandan itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. Toplu iş sözleşmelerinde ise işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz uygulanır.
3 İşçinin 3. imkânı ise, 4857 s. Kanunla gelen çalışmaktan kaçınmadır. Burada 20 günlük bir sınır vardır. Ücretin muaccel olduğu, ödenmesi gerektiği tarihten itibaren mücbir sebep olmadan 20 gün içinde ödeme yapılmazsa, işçi çalışmaktan kaçınabilir. 5-10 kişinin ücreti ödenmezse ve işçiler de çalışmaktan kaçınırsa bu, kanundışı grev olmaz (iş bırakma, grev değildir. Burada kanundışı grev olur). İşçinin çalışmaktan kaçındığı süre içinde çalışmadığı için iş sözleşmesi feshedilemez.İşçi çalışmaktan kaçındı ve 20 gün içinde de ücret ödenmedi. Bu 20 günün ücreti ödenir mi? Bu konu tartışmalıdır. Bir görüşe göre, bu 20 günün ücreti de ödenmelidir. Diğer bir görüşe göre ise, ücretin ödenmesi gerekseydi, bu, kanunda yazardı. Tasarıda vardı ama, çıkarıldı. Çıkarılmasının amacı, kanun koyucunun bu ücretin ödenmesini istememesidir. Yargıtay ikinci görüşü kabul etmiştir. Gerekçesi de, kanunda 20 günlük ücretin ödeneceğine dair bir hükmün var olmamasıdır. Buna göre kanun, ücret alacağını öngörseydi, işçi güvenliği ve sadakat borcu gibi bunu da düzenlerdi.

4) İş K. m.22/2’ye göre, taraflar, çalışma koşullarını geçmişe etkili olmamak kaydıyla istedikleri gibi değiştirebilirler. Yine, m.22/1’e göre, işveren de iş sözleşmesi ya da personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla çalışma koşullarında bu durumu işçiye yazılı olarak bildirmek kaydıyla değişiklik yapabilir. İşçi bunu 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul etmezse, söz konusu değişiklik işçiyi bağlamaz.

5) İşverenin işveren için aciz vesikası alınması, iflas etmesi ve konkordato ilan etmesi durumlarında ücret garanti fonuna gidilir. Yani işçi, alamadığı son 3 aylık ücretini bu fondan alır. İşçi başvurur, ücret alacağını ve bu hallerden birinin varlığını ispatlayarak net ücretini alır. 3 ayın dışındaki eksik kalan alacaklarını ise genel hükümlere göre, icra takibi yoluyla alabilir. Ücret garanti fonundan yararlanabilmek için işçinin iş sözleşmesinin sona ermesi gerekmez. Ücret garanti fonunun, işsizlik sigortasıyla farkı; işsizlik sigortasından yararlanmak için işsiz olması, iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerekirken, ücret garanti fonunda böyle bir durumun olması gerekmez.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Hukuk Sokağı kurucusu, editörü. Avukat, arabulucu, hukukçu bilirkişi.

Ayrıca bknz.

Selçuk Hukuk Anayasa Hukuku 2008-2009 Final soruları (N.Ö.)

S.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ ANAYASA HUKUKU (N.Ö.) FİNAL SINAVI  09.06.2009 TALİMAT: Süre 90 dakikadır.Cevaplar gerekçeli olacaktır.Mevzuat kullanmak serbesttir. …