Anasayfa / Eğitim / Selçuk Hukuk Devletler Hukuku Özel Hükümler Final Sınavı (2002/03)

Selçuk Hukuk Devletler Hukuku Özel Hükümler Final Sınavı (2002/03)

S.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ DEVLETLER ÖZEL HUKUKU FİNAL İMTİHANI

16.06.2003

Sınav Talimatı : İmtihan süresi 100 dakikadır. Mevzuat kullanmak yasaktır. İfadeler düzgün ve okunaklı olacaktır.Okunaklı olmayan cevaplar değerlendirilmeyecektir. Tükenmez kalem kullanılacaktır. Kâğıt sınırlaması yoktur.İsminizi ve numaranızı yazmayı unutmayınız.

OLAY – I
(Vatandaşlık ve Yabancılar Hukuku)

Turist olarak Avustralya’ya giden Türk vatandaşı bay (T), ikamet edebilmek amacıyla Avustralya vatandaşı bayan (A1) ile evlenir. Ayrıca (T), evlenme nedeniyle Avustralya vatandaşlığını kazanabilmek amacıyla yetkili makamlara müracaat eder ve Avustralya vatandaşlığını kazanır. Bu arada (T) yine Avustralya vatandaşı (A2) ile birlikte yaşamaya başlar ve bu birlikteliklerinden çocukları (Ç) olur.
Bay (T), Avustralya’da bir trafik kazasında ölür. Bay (T)’nin Antalya’da bir dairesi, Antalya’ya bağlı bir köyde 100 hektar tarlası ve bir bankada da bir miktar parası bulunmaktadır. Bayan (A1), mirastan kendi payını almak için 3 aylık bir vize ile “turist olarak” Türkiye’ye gelir. Bayan (A1), bir vekil aracılığı ile veraset ilamı almak için mahkemeye müracaat eder. Mahkeme ise, (A1)’in Türkiye’de mirasçı olamayacağına karar verir. Mahkeme, gerekçesinde “MK m.8’e göre her şahıs medeni haklardan istifade eder. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara sahip olmada eşittirler. Genellik ve eşitlik, hak ehliyetinin temel niteliğini oluşturmakla birlikte, bu, mutlak değildir. Anayasanın 35. maddesi gereği bu hakların kanunla sınırlanabileceği hküm altına alınmıştır. Bu cümleden olarak Tapu Kanununun 35. maddesi ile yabancıların miras haklarına bazı sınırlamalar getirilmiştir. Mirasın açıldığı tarihte 35. maddede aranan şartlar yerine getirilmediğini” ileri sürmüştür. Bu arada (A1), vizesi bittiği halde ülkesine dönmemiştir.

SORULAR

1- (Ç)’nin vatandaşlığını tespit ediniz. (5 p)
2- İdare, (T)’nin Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine karar verebilir mi? (5 p)
3- (A1) ve (A2)’nin evlenme ile vatandaşlığın kazanılması yolu dışında, başka bir yoldan Türk vatandaşlığını kazanmaları mümkün müdür? (5 p)
4- (A1) hakkında sınırdışı işlemi yapılabilir mi? Sınırdışı işlemi yapılırsa, yasal dayanağını ve isabetli olup olmadığını yazınız. (5 p)
5- (A1)’in Türkiye’de mirasçı olamayacağına ilişkin mahkemenin kararanı ve gerekçesini Türk Yabancılar Hukuku açısından değerlendiriniz. (15 p)
gt;

OLAY – II

Çalışmak için Almanya’ya giden Türk vatandaşı bayan (T) ile yine çalışmak için Almanya’ya giden Yunan vatandaşı bay (Y), 1979 tarihinde Almanya’nın Marburg şehrinde tanışır ve resmi makamlar önünde evlenirler. İki yıl sonra taraflar Yunanistan’a giderler ve 1990 tarihine kadar Yunanistan’da yaşarlar. Taraflar arasında 1990 yılında geçimsizlik baş gösterir ve bayan (T), ailesinin yaşadığı İzmir’e gelir ve (Y) aleyhine hem kendisi hem de beraberinde getirdiği çocuğu için İzmir’de nafaka davası açar. Ayrıca mahkemeden, nafaka alacağının sonuçsuz kalmaması için (Y)’nin İzmir’deki dairesinin üzerine tedbir konulmasını talep eder. (Y), mahkemeye verdiği cevap layihasında, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmadığını, ayrıca Yunan Hukukuna görev evliliğin geçersiz olduğunu ve bu nedenle davacının nafaka hakkının olmadığını ileri sürmüştür.
Bu arada (Y), Yunanistan’da ikamet ettikleri Selanik Mahkemelerinde, (T) aleyhine boşanma davası açar. Mahkeme, (T)’ye tebligat yapar. Ancak (T), davaya cevap vermez. Neticede, Selanik Mahkemesi (T)’nin yokluğunda tarafların boşanmalarına karar verir. karar ile çocuğun velayeti, çocuğun menfaati ve yararı nedeniyle anneye bırakılmıştır. (Y), bu kararın tanınması için İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açar. Mahkeme ise, tanıma talebini reddeder. Mahkeme, gerekçesinde,“NÖHUK’un aradığı şartların yerine gelmediği, özellikle Yunan Mahkemesinin vermiş olduğu karada Medeni Kanunun (eski) m.134’ün aradığı şartların gerçekleşmediği, davalının da buna itiraz ettiğini” ileri sürmüştür.

Not: 1979’daki me’i Yunan Hukukuna göre, Yunan vatandaşlarının kilise dışında yapmış olduğu evlenmeler geçersizdir.

SORULAR

1- Nafaka davasında İzmir Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi var mıdır? (5 p)
2- (Y)’nin evliliğin geçersizliği yönündeki itirazını milletlerarası özel hukuk açısından değerlendiriniz. Özellikle milletlerarası özel hukukta ileri sürülen görüşleri dikkate alarak, itirazın geçerliliğini değerlendiriniz. (10 p)
3- (T)’nin nafaka talebine hangi hukuk uygulanacaktır? MÖHUK ve milletlerarası sözleşmeler rejimi açısından ayrı ayrı değerlendiriniz. (10 p)
4- Mahkemenin red kararını değerlendiriniz. (10 p)

OLAY – III

Merkezi Ankara’da bulunan ve inşaat işleri ile uğraşan Türk şirketi (T) ile (X) devletinin temsilcileri, (X) devletinde bir barajın yapılması hususunda anlaşırlar. Yapılan sözleşmeye göre, bütün teknik personel ve diğer ekipman, müteahhit firma tarafından tedarik edilecektir. Sözleşmede ayrıca geç teslim halinde aylık 1.000.000 USD cezai şart öngörülmüştür. Yine sözleşmeye göre, sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Lozan Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır.
(X) devletinin sözleşmeye göre ödemesi gerekli ödenekleri ödememesi ve müteahhit firmanın da yeterli finansmanı sağlayamaması nedeniyle inşaat yarım kalmıştır. Müteahhit firma Türkiye’den götürmüş olduğu işçilerin de ücretlerini ödeyememiştir. (X) devletinin hazinesi, bir vekil aracılığıyla Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde hem inşaatın zamanında bitirilmemesi nedeniyle oluşan zararın hem de dava tarihine kadar biriken cezai şartın tahsili amacıyla bir alacak davası açmıştır.
Müteahhit firma, davaya verdiği cevap dilekçesinde, a) Yetki sözleşmesi nedeniyle Ankara Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, b) Alacağın (X) devleti hukukuna göre zamanaşımına uğradığını, c) Ayrıca cezai şartın fahiş olduğunu, BK m.161/3’ün kamu düzeni gereği uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacı ise, davalının cevaplarına karşılık, davalının merkezinin (ikametgâhının) Ankara’da olduğunu, yetki sözleşmesinin yetkili mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmadığını, aksi halde Türk Mahkemelerine güvensizlik oluşacağını, ayrıca davalının yetki itirazında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürmüştür.

Not: 1- (X) devletinin kanunlar ihtilâfı kurallarına göre akit, karakteristik edim borçlusunun ifa yeri hukukuna, eğer karakteristik edim borçlusu tüzel kişiliği olan veya olmayan bir topluluk ise, merkezi yönetimin bulunduğu yer hukukuna tâbidir.
2- (X) devletinde zamanaşımı usule ait bir konu olarak kabul edilmektedir.
3- BK m.161/3 “Hakim, fahiş gördüğü cezayı tenkis ile mükelleftir”

SORULAR

1- Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin milletlerarası yetkisi var mıdır? Davalının yetki itirazını ve davacının cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmüş olduğu itirazları dikkate alarak cevap veriniz. (10 p)
2- Mahkeme, olaya hangi hukuku uygulayacaktır? Davalının zamanaşımı def’i hangi hukuka tâbi olmalıdır? (5 p)
3- Davalı firmanın kamu düzeni nedeniyle BK m.161/3’ün uygulanması gerektiği yönündeki iddiasını değerlendiriniz. (10 p)
4- İnşaat işinde çalışan işçiler, müteahhit firma aleyhine ücret alacakları için Ankara İş Mahkemesinde dava açmış olsalar idi, ihtilâf hangi hukuka tâbi olacaktı? (5 p)

BAŞARILAR DİLERİM

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Hukuk Sokağı kurucusu, editörü. Avukat, arabulucu, hukukçu bilirkişi.

Ayrıca bknz.

Selçuk Hukuk Borçlar Genel Vize Soruları (2007/08)

2007 – 2008 ÖĞR. YILI, S.Ü. HUKUK FAK. BORÇLAR HUKUKU GENEL HÜK. VİZE İMTİHANI 18.01.2008 …